eskisehirsaglikcalisanlaridern@gmail.com

ETİĞE DAİR-HAZIRLAYAN: FÜSUN ULUŞAHİN

ETİĞE DAİR…
GİRİŞ
Günümüzde hızla değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte küreselleşmenin getirdiği rekabet ortamı içerisinde işletmeleri kar amacı gütmeye, bununla birlikte ise çalışanların neredeyse yalnızca kar amacı gütmeye motive edilmesi bazı etik konuların gündeme gelmesine yol açmıştır. Özellikle etik kavramı son zamanlarda her alanda sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Öyle ki çeşitli meslek gurupları ve işletmeler kendi etik kurallarını belirlemiş ve çalışanlarına bu yönde eğitim vermeye bile başlamıştır.
Ancak işletmelerin artan rekabet ortamında kâr amacı gütmesi, çalışanların ise bu yönde motive edilmeleri ve terfi etme arzuları zaman içerisinde bazı etik dışı uyguların bile kanıksanarak normalleşmesine sebep olmaktadır. Bir zamanlar herkes tarafından kabul edilen doğruluk, dürüstlük, eşitlik, adalet, hakkaniyet, zarar vermeme… vs gibi kurallar ne yazık ki değişen toplum yapımızla birlikte eski değer ve önemini kaybetmiş durumdadır. Kavram karmaşaları yaşadığımız şu günlerde neyin etik ya da etik dışı olduğu ayrımını yapmak oldukça güç duruma gelmiştir.
ETİK VE AHLAK KAVRAMLARI
Etik kavramını literatür bazında incelediğimizde tam bir tanıma rastlamak mümkün olmamaktadır. Bununla birlikte etik ve ahlak kavramları birbirlerine sıklıkla karıştırılabilen kavramlar olduğu göze çarpmaktadır. Etik kavramı “etos” yunanca sözcüğünden yaranmış olup, karakter ve davranış anlamlarını ifade etmektedir ( Pieper, 1999 s. 30). Etik, bireylerin gruplarla, toplumla, örgütlerle ve birbirleriyle doğru ilişkiler kurma yöntemlerini araştıran ve bunlarla ilgilenen bir disiplin dalıdır (Obuz, 2009). TDK sözlüğünde ise etik, “Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü” olarak ifade edilmektedir.
Ahlak, genellikle toplumun kendi kurallarına göre yaşadıkları bir toplu kanunlar manasını ifade etmektedir (Mammadova, 2015). Ahlâk: İnsanın bir amaca yönelik olarak kendi arzusu ile iyi davranışlarda bulunup kötü davranışlardan uzak olmasını ifade etmektedir (Aslan, 2014:116). Bu durumdan da anlaşıldığı gibi etik ve ahlak kavramları kültürden kültüre farklılık gösterebilmektedir. Belirli bir toplumda kabul gören ahlaki kurallar için toplumsal ahlak, dünyaca kabul gören ahlaki kurallar için ise evrensel ahlak tanımlarını kullanmak mümkündür. Etik kültürel ahlakın felsefi biçimidir bir şekilde.
ETİK ÇEŞİTLERİ
Etik kavramının yaşantımıza girmesi ile birlikte farklı alanlarda etik ilkelere ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır. Öyle ki her alanda insanlar neyin etik, neyin etik dışı olduğunu sorgular ve konuşur hala gelmiştir. Bu sebeple farklı alanlarda etik ilkeler oluşturulmaya başlanmıştır. İş etiği, çalışma etiği, yönetim etiği, meslek etiği, örgütsel etik gibi kavramlar ortaya çıkmıştır.
İş etiği: iş dünyasındaki davranışları yönlendiren ve onlara kılavuzluk eden etik standartlar ve ilkelerin toplamı olarak ifade edilmektedir (Aktaş, 2014). İş etiği çalışma etiği ve meslek etiği gibi konuları da içine alan geniş bir kavramdır. Aynı zamanda toplum etiğini de göz ardı etmemek gerekmektedir. Bu bakımdan günümüzde iş etiğini içermeyen sosyal bir etik anlayışından söz etmek olanaksızdır (Özkalp ve Kırel, 2011:236).
Çalışma etiği; disiplini, verimliliği, kaliteyi ve etkinliği işaret etmekte ve kişilerin çalışkan, tutumlu, dakik, disiplinli ve dürüst olmalarını önermektedir (Aktaş, 2014).
Meslek etiği: bilimsel kurallara uyan, meslek edinme sürecinde kazanılan bilime ve bilgiye dayalı değerlerin yaşam alanında uygulanmaya konulma yöntemlerin bütünüdür (Aktaş,2014). Meslek etiği, özellikle doğrudan doğruya insanla ilgili mesleklerde uyulması gereken davranış kuralları olarak tanımlanabilir(Pehlivan,1998:85).
Yönetim etiği: yönetsel etik, bir yandan yöneticilerin ahlak dışı davranışlarda bulunmamaları ile ilgilenirken, diğer yandan yöneticilerin karşılaştıkları çıkar çatışmaları ve ikilemlerin çözümünde onlara yardımcı olabilecek ilke ve standartların oluşturulmasıyla da uğraşır(Şahin,2005:41).
GÜNCEL BAZI ÖRNEKLER
Güç ve kaynak bağımlılığının arttığı günümüz koşullarında etik davranabilmek acaba ne kadar mümkündür? Çalıştığım A kurunda üst yönetimin değişmesi ile birlikte var olan tüm alt kademe yönetim ve sorumluların baştan revize edilmesi mesela. Oysaki işleyişte hiçbir aksaklık bulunmamakta idi. Hangi etik kuralına uyuyor dersiniz? Ya da işini layıkıyla yapmak için çabalayan bir Dr. arkadaşa; diğer Dr. Arkadaşlarından da aynı hassasiyeti beklemesi, yeri geldiğinde meslektaşlarını uyarması hatta bu sebeple tartışma yaşaması yüzünden gerek çalıştığı birim gerekse yönetim tarafından mobing uygulanması. Uyaran arkadaş pratisyen, uyarılanlar ise uzmanlardan birçoğu olunca fatura pratisyene kesildi doğal olarak. Mobing şikâyetin de bulununca ceza alması gerekenlere bir şey olmazken mobingin şiddet ve boyutunun artması gerçekleşti. Farklı sebepler uydurup hakkında tutanak tutulması, tutanağın bir uzman tarafından değer çalışanlara yalan söylenerek imzalatılması (imzalamayana mobing uygulanması) ve hakkında dava açılması(Davası hala devam ediyor). Yine işini düzgün yapmaya çabalayan bir çalışana, olduğu kadar ilkesini benimseyen diğer meslektaşları tarafından mobing uygulanması. Liyakat ilkesi gereğince işi yapabilecek kişi yerine kendilerine sorun çıkarmayacak ya da uygun olmasa bile yönetime karşı gelemeyecek, hatta bunu ifade bile edemeyecek kişilere sorumluluk verilmesi mesela. Eşitlik ve hakkaniyet ilkesi gereğince çalışan ve hak eden yerine işten kaçan ve kaytaranlara ödül verilmesi, onların farklı konumlara getirilmesi. Müdür konumuna gelebilecek özelliklere sahip olduğu yöneticisi tarafından söylenen kişinin, yine yöneticisi tarafından hiçbir grupla bağlantısı olmaması sebebiyle konuma getirilmemesi, gerekçe olarak ta seni burada parçalarlar gibi bir ifade kullanması mesela. Bunlar sadece benim birebir şahit olduğum sorunlardan ilk aklıma gelenler.
Etik kavramının hayatımıza bu denli girmesine karşılık ne yazık ki etik dışı davranışlarda da bir o kadar artma meydana gelmiştir. Çıkar ve menfaatin ön planda olduğu günümüz koşullarında maalesef ki davranışların etik boyutu dikkate alınmamaktadır. Yapılan araştırma sonuçlarına bakacak olursak bazı kurumlarda neyin etik, neyin etik dışı olduğu kavramlarının bile tam olarak bilinmediği gerçeğini ortaya çıkarmaktadır. Girdi ve çıktısı insan olan sağlık sektöründe dahi etik kavramı tam olarak kesinlik kazanmamış durumdadır.
SONUÇ
Görülüyor ki son zamanlarda oldukça ön plana çıkmaya başlamış olan etik kavramı, karlılık, çıkar ve menfaatler söz konusu olduğunda ne yazık ki gölgede kalıyor. Oysaki etik kurallar bizlere her alanda iyi ve doğru olanı gösteren yaşam kılavuzlarımızdır.
Bunun bilincinde olan gelişmiş ülkeler her alanda etik kodlarını oluşturmuş, insanlarını bilinçlendirmiş ve çalışmalarını bu doğrultuda sürdürmektedirler. Ülkemize yeni girmeye başlayan bu kavram henüz tam olarak yerini alamamıştır. Etik kodlarını belirlemiş kurumlarımız oldukça azdır. Gerçi ahlak kuramlarının bile değiştiği günümüz koşullarında etik kodlar ne derece gerçekçi olabilir oda şüpheli bir durum.
Sonuç olarak etik olması gereken insanca bir kavramdır. Umarım zaman içerisinde hak ettiği değeri bulur ve her alanda uygulanmaya başlanır. Etik davranan bireyler, etik davranan çalışanlar, etik davranan kurumlar, etik davranan yönetimler, etik davranan devlet ve etik bir ülke olabilmek dileğiyle saygılar…

Hazırlayan: Füsun ULUŞAHİN (06.04.2016)
KAYNAKLAR
Pieper, Annemarie, (1999), “Etiğe Giriş”, Ayrıntı Yayınları, İstanbul.
MAMMADOVA CHİNARA(2015) Çalışanların Etik-Dışı Davranışlarını Azaltmada Etik Liderliğin Rolü: Ampirik Bir Çalışma, Yüksek Lisans Tezi
Obuz, Ümit (2009), Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin Öğretmenlik Mesleğiyle İlgili Etik Olmayan Davranışlara İlişkin Görüşleri, Yüksek Lisans Tezi Çukurova Ünv. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilimdalı, Adana, s.19

Aslan, Metin (2014), Yönetim ve Organizasyon Ders Notları, Birecik Meslek Yüksekokulu, Harran Üniversitesi, s.116

Özkalp, Enver ve Kırel, Çiğdem (2011), Örgütsel Davranış, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, s.232
PEHLİVAN, İnayet, A; Yönetsel, Mesleki ve Örgütsel Etik, Ankara, Pegem A Yayıncılık, 1.Basım, 1998

ŞAHİN, Tuğba(2005), “Özel Hastanelerde Karşılaşılan Etik Problemlerin İrdelenmesine Yönelik Bir Alan Araştırması”, Ankara, G.Ü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi

AKTAŞ, Kadir(2014), Journal of International Management and Social Researches Uluslararası Yönetim ve Sosyal Araştırmalar Dergisi ISSN:2148-1415

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: